17 yıl sonra bir ilk gerçekleşti; İmamoğlu ve Yıldırım açık oturumda karşı karşıya geldi

17 yıl sonra bir ilk gerçekleşti; İmamoğlu ve Yıldırım açık oturumda karşı karşıya geldi

Seçime bir hafta kala adaylar kozlarını paylaştı

AKP’nin başvurusu üzerine YSK’nın aldığı iptal kararı nedeniyle 23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerine günler kala CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP’nin adayı Binali Yıldırım gazeteci İsmail Küçükkaya‘nın moderatörlüğünde karşı karşıya geldi.

Program boyunca Küçükkaya adaylara sırayla sorular yöneltti ve cevaplamaları için 3’er dakika süre verdi. İki partinin canlı yayın öncesinde vardıkları mutabakat gereği adayların birbirlerinin sözlerini kesmesine izin verilmedi.

Uzun yıllar sonra iki siyasi rakip Türkiye’nin gözü önünde canlı yayında” sözleriyle açılışı yapan İsmail Küçükkaya, iki ismin de Babalar Günü’nü kutladı. İsmail Küçükkaya’nın sözleri üzerine Yıldırım, “Evlatlarım babalar gününü kutladı” dedi. İmamoğlu ise “Türkiye’nin demokrasisi için kıymetli olur. Kırkpınar meydanı değil” diye konuştu. İmamoğlu, Yıldırım’a Atatürk imzalı kalem hediye etti.

Programın ilk bölümünde seçim sürecine damga vuran tartışmalara dair adayların yorumları alınırken ikinci bölümünde daha çok adayların vaatlerine yer verildi.

Programın moderatörlüğünü üstelenen İsmail Küçükkaya adayların birbirlerine birer soru yöneltmesini istedi. İmamoğlu, 31 Mart’ta AA’nın veri akışının kesilmesini ve İstanbul sokaklarına asılan “Gönül Belediyeciliği kazandı” afişlerini sordu. Yıldırım, bu soruya yanıt verirken “Anadolu Ajansı’nın 31 Mart gecesi yaptığı normal değil, bunu kabul ediyorum” dedi; AA’nın açıklama yapması gerektiğini söyledi. Binali Yıldırım ise, İmamoğlu’na İBB verilerinin kopyalanması talimatını neden verdiğini sordu. İmamoğlu, bunun amacının basit bir yedekleme işlemi olduğunu söyledi, “Sanki ajanlar basmış, ayıp” yorumunda bulundu.

Program’da İBB’de yapılan işlemlere yönelik Sayıştay Raporları da tartışma konusu oldu. İmamoğlu “Sayıştay raporunda İETT ve İSKİ’de yapılan usulsüzlüklerin 753 milyonu aştığı. Belediye taşınmazları işgal olarak kullandırılıyor, işgaliyenin sadece yüzde 20’si tahsil ediliyor” derken, Yıldırım, Küçükkaya’nın sorusu üzerine Sayıştay raporlarını okumadığını ifade etti.

İmamoğlu’nun “Bugün vaad verme konusu bize aittir, sayın Yıldırım’a ait değildir” sözleri üzerine Binali Yıldırım, “Bu ne biçim laf, ben de belediye başkanı adayıyım” diye tepki gösterdi.

Küçükkaya, saat 23:20 sıralarında son bir soru daha sorup sözü adaylara bırakacağını ve ardından programı bitireceğini söyledi ancak hem İmamoğlu hem de Yıldırım bazı başlıkların hiç konuşulmadığını belirterek buna itiraz etti. Bunun ardından program yaklaşık 50 dakika daha devam etti.

Küçükkaya adaylara mal varlıklarını açıklayıp açıklamayacaklarını da sordu. Yıldırım, kamu görevinde bulunması dolayısıyla mal beyanı verdiğini ancak kamuya açık olmadığını belirtti. İki aday da mal varlıklarını açıklayabileceklerini belirtti.

Program Yıldırım ve İmamoğlu’nun eşleri ve çocukları ile birlikte fotoğraf çektirmesiyle son buldu.

Açık oturum gazeteci İsmail Küçükkaya’nın kuralları sıralamasının ardından başladı. İlk soru Binali Yıldırım’a geldi.

Küçükkaya: Biz bu seçime neden giriyoruz?

Binali Yıldırım: Sizin oylarınız sayılırken bir takım garip işler oldu, şaibe karıştı. YSK da bu durumu değerlendirdi, yenilenmesini değerlendi. CHP bu konuda bize yardımcı olmadı, yenileme konusunda. Keşke oyların tamamı sayılabilseydi. Bu seçimde oylar çalındı. Oylar sayılmaya başlandı. Yüzde 90 sayılsa sonucun değişeceği aşikâr. Onun için oyların sayılmasını çok istedik, maalesef oyların tamamı sayılmadı.

Oyların yer değiştirmesi de çalınması ile aynı anlam taşır. Benim oyum başka bir adaya yazılıyorsa bu çalınmadır, bunun başka bir izahı yoktur.

Küçükkaya: Oylar çalındı iddianızda ısrarlı mısınız?

Yıldırım: Evet oylar çalındı. Yüzde 10’u sayıldı 13 bin 929’a düştü. Geriye kalan yüzde 90 sayılsa farklı sonuç çıkacağı aşikar. Malesef bir dirençle karşılaştığımız için saydıramadık.

Küçükkaya: Oyları kim çaldı sorusu…

Yıldırım: Onu bulacak olan yetkililerdir. Siz yolda gidiyorsunuz birisi cüzdanınızı çekti. Polise gidiyorsunuz ‘cüzdanım çalındı’ dersiniz. ‘Benim cüzdanım yer değiştirdi’ demezsiniz. Oyların yer değiştirildi, bu çalınmadır. Nitekim sayımlarda da bu ortaya çıktı. YSK da bu delilleri dikkate alarak seçimin yenilenmesine karar verdi.

Ekrem İmamoğlu: “Oyların yeniden sayılmasını istedik, CHP kabul etmedi” yanlış bir ifade. TV kanallarının bir kısmı seçim kapanalı 1 saat oldu, oy oranlarını açıkladı. Veri almama kısmı 12 saate yakın sürdü. Oylar 99,8 olduğu andan itibaren veri durdu. Nasıl olduysa ‘Seçimi kazandık’ açıklaması yapıldı.

24 bin 57 ilk tutanağın sayısı. Oy sayımının birkaç aşaması var, 13 bin oya indi gün sonunda.

Küçükkaya: YSK’nın kararı verildi, biz seçmen olarak zarfın içerisine 4 pusala attık. Nasıl olur da 3’ü geçerli 1’i geçersiz sayılır?

İmamoğlu: AA bu veriyi niye kesti. Sayın Yıldırım’ın bir açıklaması yok. Sayın Bakanlarla görüştüğünü ifade etmişti. Niçin 12 saat veri verilemedi. 20 bin 388’e maddi hatalardan sonra inildi. Geçersiz oylarla beraber sayı 13 bin 888’e indi. Sonra AK Parti yetkilileri sondaj yapacağız dedi. Ve 13 bin 729’a indi. YSK bir karar verdi, 24 binden 14 bin 657’ye inen oy oranı. Şu zarf, 4 oy var burada. Oyları çıkarıyoruz. Muhtarlık seçimi aynı zarfta, ilçe belediyesi meclis üyesi seçimi, pırıl pırıl, ilçe belediye başkanlığı seçimi, 25’i AK Parti kazandı. Bu da pırıl pırıl.

Şaibesi Büyükşehir Belediye Başkanlığına dokunuyor. Yani şu 20 TL. Diyorsun ki, ‘Senin 20 TL’nin 5 TL’si sahte’ Buna hiç kimse inanmaz. Bu süreçte çaldılar, kime? Ben de bilmiyorum olmaz. Bu çaldılar lafı olmaz. Kime söylüyorsunuz? AK Partili sandıkta görev alan kardeşlerime mi söylüyorsunuz? İYİ Parti CHP’lilere mi söylüyorsunuz? Mektupta çaldılar diye bir tarif yok. Meydanlarda, caminin önünde çaldılar sözü var.

Yıldırım: Olayları çarpıtmanın gereği yok. 29 bin fark 13 bin 729. Başlangıçta ne kadardı? Kaldı ki Ekrem Bey ilk açıklamasını akşam 21.00’de yaprı. Benim ilk açıklamam 23.25’tir. Kazandık dedim, sayı da vermedim. orada bir hata yok. AA’nın yayına neden kestiği benim işim değil. Bizim orada müşahitlerimiz var. Mazbatalar işleniyor ona göre genel merkezimizden teyit de ediyoruz.

4 pusula meselesine gelelim. Bu tamamen aldatmacadır. 4 ayrı pusula var. Ama itiraz edilen Büyükşehir Belediye Başkanlığı oyu. İlçeler için itiraz var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AK Parti, Sancaktepe için CHP. Neden tamamını saydırdı? Demek ki orada şüphesi var. İtiraz  olan pusula sayılır. Biri niye çalındı gibi işi çarpıtmanın gereği yok.

31 Mart’a takılmayalım. Biz yeniden sayılmasına itiraz etmedik dedi Ekrem Bey. Bu kocaman bir yalan. YSK da ret kararına uydu. Tamamının sayımını asla kabul etmedi CHP.

Bizim istediğimiz ortadaki şüpheler, şaibeler kalksın. İstanbul halkını düşünerek bunu istedik. 23 Haziran’a gidiyoruz. Söylemlerimde hiçbir değişiklik yok. İstanbul’u konuşuyorum, İstanbul’u anlatıyorum.

Biz bir ittifak ile seçime giriyoruz. İki ittifakta kimler var, partiler var.

İmamoğlu: Saat 21.00 gibi açıklama yaptığımız doğru. Yüzde 64’te rakibimizi gösteriyor dedik. TV kanalları Anadolu Ajansı’nın verileri ile hukuksuz bir yayın yapmışlardır. 02.20’de 29 bin 408 verisi artık sonucun değişme şansı kalmamıştır. Bu veriler üzerinden söyledim. 1 Nisan’daki veriler burada.

24 bin 57. İşinize geldiğiniz gibi rakamları uydurmayın. YSK’nın kararında çaldılar yok. Sadece sandık görevlilerine bakıyor. Soyadına, yüzüne bakarak seçmeni tandıklarını söylediler. Yenilenen seçim demokrasi mücadelesi seçimidir. Hakkımızı gasp edenlere karşı verilen bir demokrasi mücadelesidir. Geçmişte beka sorunu var diyenler, bu süreçte hiçbir beka sorunu yok.

Küçükkaya: 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden İmamoğlu’na oy vermeliyim?

İmamoğlu: 31 Mart akşamını geçelim dedi sayın Yıldırım, geçemeyiz. 31 Mart gecesi AA’nın veri girişi, Yıldırım’ın kazandık demesi, İstanbul ‘Gönül belediyeciliği kazandı’ afişleri ile donatıldı. Biz mücadelemizi verdik. Yüz binlerce görev yapan insan arkadaşımın hakkı var.

YSK’nın böyle içtihadı yok. Bu süreç bir kurgudur. AA ile görüşmedim demek doğru gelmiyor. AA işlerine gelmediği için verileri kesti.

Biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. Kul hakkı yiyenlere karşı mücadele veriyoruz. İstanbul’da temiz yönetimin mücadelesini veriyoruz. AK Partili kardeşlerimden de oy istiyorum.

Küçükkaya: Ben 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy verdim ya da sandığa gitmedim. Ben neden Yıldırım’a oy vermeliyim?

Yıldırım: Biz açıkça bu seçim sonrası yaşanan olaylara ilişkin hukuk mücadelesi vererek hakkımızı aradık. Biz çok istemedik tekrarlanmasını. Tamamının sayılmasını engellemeseydi CHP, seçim yenilenmezdi. Biz birbirine yakın oy aldık. En son sayım işi bittikten sonra aradaki fark 13 bin 729.

AA ile görüşmedim, görüşsem görüştüm derim. Her şeyi tolere ederim Ekrem Bey, yalana tahammül edemem. Bakanlarla görüşmem sanki algı oluşturulmayı çalışılıyor, her zaman görüşürüm. Neyi ispat etmeye çalışıyorlar? Bakanlar seçim sonucunu mu değiştirdi?

Küçükkaya’dan Binali Yıldırım’a: Sosyal medyada 25 yıldır İstanbul’u yönetiyor, 17 yıldır da merkezi yönetim partinizde. Bu vaatlerin neden şimdi yapıldığı tartışılıyor…

25 yıldır biz İstanbul’a çok hizmet verdik. AK Parti belediyeciliği İstanbul’a çok şey kazandırdı. 94’te kişi başına 14 litre şimdi 101 litre su veriliyor.

Atık su arıtma oranı yüzde 9’du, şu anda yüzde 99,5. Yeşil alan 10 milyon metrekareydi, şimdi 62 milyon metrekare.

32.700 yolcu sayısı varken, 4 milyon 505 yolcu.

 

Binali Yıldırım’ın vaatleri

Küçükkaya: Ekonomide sıkıntılı süreçten geçiyoruz.  İşsizlik ciddi problem haline gelmiş. İstanbul gibi dünya metropolü kent yoksulluğu gibi bir kavramla karşı karşıya gelmiş. Siz seçilirseniz ne yapacaksınız?

Yıldırım: Temiz vakıflara veririz diyor. Deterjanla yıkayarak mı? Hiçbir şekilde belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek olamaz.Vakıflara destek olmak yanlış bir şey değil. İnsanları bir araya getiriyorlar, ihtiyaçlarını görüyorlar. Bu vakıflara nakdi bir kuruş verilmemiştir. Burada algı operasyonuna gerek yok. Memnun oldum FETÖ’ye yönelik beyanatından. 15 Temmuz’da şehit verdik. FETÖ örgütü ile mücadele devam edecek, hukukun içinde kalarak.

Ekonomik bir sıkıntı çekiyoruz. Bu da insanların hayatına bir şekilde yansıyor. İstanbul Avrupa’nın 13. büyük şehri. Gelen turistin üçte biri İstanbul’a geliyor. Gelecek beş yılda 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla’da biyoteknoloji vadisi kuracağız, 50 bin kişiye istihdam sağlayacağız.

Ayrıca bir teknoloji üssü kuruyoruz. Yapay zekâ merkezinden gençler istihdam edilecek. İstihdam miktarı da 24 bin. Pendik’te bir teknoloji geliştime merkezi olacak. Örneği, Singapur’da var. Atatürk Havalimanı, millet bahçesi ve kongre merkezi olacak. Buradaki amacımız Avrupa’nın 50 milyonluk fuar kongre turizminin yüzde 10’u.

Beğen  
Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir